kristal küre

3/2/2006 - TELEPATİ RUH EŞLERİ V.S.....ÜZERİNE

PARAPSİKOLOJİ
 

TELEPATİ HAKKINDA GERÇEKLER
 
Parapsikoloji alanı dönüm noktasında. 30 yıldan uzun bir süredir yapılan yüzlerce deneyin sonucu bir araya getiriliyor ve yeniden değerlendiriliyor. Ancak, araştırmacılar sonuçlar üstünde henüz fikir birliğine varamadılar... 
 
 

Bilim insanları, beynin ancak yüzde 10'unun kullanıldığını söylüyorlardı. Ancak, günümüzde bu iddia aşılmış durumda.
ºya düşünceleri kullanarak iletişim kurmak mümkün mü? Telepati konusu, yüz yılı aşkın bir süredir bilim dünyasını ikiye bölmüş durumda. Kimilerine göre, bu tür zihinsel güçlere sahip olabileceğimiz fikri dahi gülünç. Kimilerine göre ise, telepatinin gerçekliğinin tartışılması bile gereksiz. Bu iki uç noktanın arasında yer alan parapsikologlar, telepati konusunu ciddiye alan, kanıtlar bulmak için deneyler yapan bilim insanları.

1970'li yıllardan itibaren, dünyanın önde gelen üniversiteleriyle araştırma enstitülerinde çalışan parapsikologlar, çeşitli iddialar ortaya attılar ve iddialarını ciddi bilimsel çalışmalarda test etmeye başladılar. Testlerin sonuçları ise, konu üstünde çalışan bilim insanlarını bile fikir ayrılığına düşürecek nitelikte. Bazı araştırmacılar, elde edilen sonuçları telepatinin varlığını kanıtlamak için yeterli buluyor. Bazıları da, araştırma sonuçlarının geçerli bilimsel kanıtlar sunamadığını söylüyorlar. İşte bu yüzden, bir bilim dalı olarak parapsikolojinin sonunun yaklaştığı iddia ediliyor.

 

 

 

 

 

Evde telepati gücünüzü test edin
Telepati ile ilgili ikna edici kanıtlar, ancak otomatik ganzfeld deneyleri gibi titizlikle hazırlanmış deneylerde elde edilebilir. Yine de, evinizde iskambil kâğıtları, rahat bir koltuk ve "yollayıcı" olmayı kabul eden bir arkadaşınızla basit bir deney yapabilirsiniz. Bunun için sıradan bir iskambil destesinden as, dört, on ve papazları ayırın. Size yardım eden kişi bunları karıştırsın. Siz de başka bir odada (kartlarla ilgili ipucu almamak için), rahat bir koltuğa oturun. 15 dakika gözleriniz kapalı, nefes alıp vermeye odaklanın. Burada amaç, telepatik sinyalleri algılamak için zihninizi boşaltmak. Daha sonra "yollayıcı" kartlara konsantre olarak, üzerlerindeki resimleri iletmeye çalışsın. Birkaç dakika sonra, iletilen kartın hangisi olduğunu söyleyebilmelisiniz. Bu sırada yardımcınız doğru ve yanlış tahminleri not etsin. 16 kart bittikten sonra kartları karıştırıp, deneyi üç defa daha tekrarlayın. Rastlantısal tahmin yapılırsa, 64 tahmin içinde 16 civarında doğru bilme olasılığı var. 23 ya da daha fazla doğru ise, bilim dünyasınca istatistiksel açıdan anlamlı bulunabilecek kanıt olacaktır.

Parapsikoloji alanı bir dönüm noktasında. İnsan bilincinin anlaşılması ile ilgili büyük bir gelişmenin eşiğinde olduğumuz söyleniyor. Öte yandan, konuya kuşkuyla yaklaşanlar haklılarsa, parapsikoloji düşüşe geçmek üzere. Kuşku duyanların ve savunanların uzlaştıkları tek bir alan var: Bugüne dek en geçerli kanıtların elde edildiği "ganzfeld" deneyleri. Sözcük, Almanca'da "tüm alan" anlamına geliyor.

 

 

 

 


1970'li yılların ortalarında, meditasyon yapan insanların telepatik deneyimleriyle ilgili raporlar, zihinsel konularda araştırma yapan bilim insanlarının merakını uyandırmıştı. Raporlar, telepatinin insanlar arasında iletişim sağlayan sinyaller içerebileceği düşüncesini doğurdu.

 

 


Sinyallerin normal beyinsel çalışma ile algılanamayacak kadar belirsiz olduğu, meditasyon gibi çalışmaların ise algılanmalarını kolaylaştırabileceği düşünülüyordu. Bu düşünce, ışık, ses ve sıcaklığı kapsayan bir "tüm alan"da rahatlayan insanlar üstünde deneyler yapılmasına yol açtı. Deneylerden sonra "ganzfeld", telepatinin test edilmesinde en popüler yöntem haline geldi.

 

 


Ganzfeld deneylerinde, katılımcılar, özel olarak yalıtılmış bir odada 45 dakika boyunca yumuşak bir koltukta oturup, kulaklıkla rahatlatıcı sesler dinliyorlar. Bu sırada, gözlerinde yalnızca yumuşak pembe ışık geçiren filtreler bulunuyor.

 

( Kaynak:Fokus Dergisi)

 

 

 


İÇİMDEKİ BEN

 

Hiç gökyüzüne bakıp ,"bu dünyada bir yerlerde

bana benziyen hatta benim aynım olan biri

daha var "dediniz mi?

 

Eğer bu soruya "evet"diyorsanız ,ruh ikizinizi

hissediyor olabilirsiniz.

 

"Ruh ikizi "veye "ikiz alev" ruh eşi ile karıştırıl-

maması gereken bir olgu.Bazen tek bir ruh çabuk

"tekamül "edebilmek için ,enerjisini iki farklı bedene

bölebilir.Bu birbirinin ikizi olan ruhlar birbirlerine bağlıdırlar ama bu bağımlılık fiziksel anlamda değildir.

ruhsal boyutta bağlıdırlar ve deneyimlerini duygu sal olarak birbirlerine aktarırlar.

Ruh ikizleri arasında yaklaşık on senelik bir yaş farkı vardır ve birbirleri ile hemen hemen hiç karşılaşmadan hayatlarını tamamlarlar.Birbirleri ile karşılaşmazlar çünki bunun tekamüllerine bir faydası yoktur.Ruh ikizinizle karşılaşmanın aynaya bakmaktan farkı yoktur bu benzerlik fiziksel değildir elbette.ama ruhsal olarak birbirinin aynı olan varlıklar aynı mekanda bulunmakla tekamüle erme zamanlarını uzatırlar.çünkü ne kadar farklı yerlerde,zamanlarda olurlarsa o kadar farklı yaşarlar ve deneyimleri de farklı   olur.Ruh ikizleri farklı cins,farklı yaş ve farklı kültür,dinde , dilde olabilirler.Dedim ya ne kadar fark ,o kadar deneyim.....

        Ruk ikizliği olayı çok nadirdir bu nu da belirteyim.

Bu konuları açmışken bir de "Ruh eşi" konusuna değinelim.Ruh eşleri ruhsal boyutta birbirlerine tekamül sürecinde yardımcı olmaya söz vermiş ruhlardır.Bu ruhlar genelde

her zaman bibirlerinin eşleri veya çok yakın arkadaşları ,anne babaları çocukları olabilirler,yani illa da sevgili olacaklar diye bir kural yoktur.böyle olması çok romantik olur tabii.bu nedenle insanlar evlenirken ruh eşlerini ararlar herhalde...:)))

 

    

Telapati olayında ,bir insanla aranızdaki"empati "de çok önemlidir.çünkü sevgi kalbi açan anahtardır ve sevdiğiniz insana daha yoğun sinyaller gönderirsiniz..

 

Benden bu kadar ister mistik sebeplerine inanın ,ister bilimsel "telepati" var..

denemesi bedava...... 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-07-23 19:31:53 - hata

Yazan: isimsiz
2 yıl önce ben bir yanlış yapmışım..bilemezdim..tahmin bile edemezdim..üzgünüm..
Bağlantı

2009-02-03 18:12:27 - okumuştum

Yazan: oglena
bu kitap bende var ...1 sene içinde 80 kitabı okuyup bitirdiğin "delilik" zamanlarımda bu kitabı da okumuştum.Ancak telepatinin varlığı tecrubeyle sabittir.Bundan hiç şüphen olmasın.
Bağlantı

2009-02-03 12:37:57 - doğru olabilir

Yazan: isimsiz
ben şu anda onunla ilgili bir kitap okuyorum orada senin anlattıklarını daha ayrıntılı vermiş evet gerçektende böyle şeyler var ruh yaşı da farklı yani çocuklarımız belki ruh yaşı olarak bizlerden daha yaşlı olabilirler.ha merak edenler için söyleyeyim okuduğum kitabın adı "Omni yaradılışın 4 prensibi "tavsiye ederim.
Bağlantı

2008-01-22 21:40:19 - sence?

Yazan: oglena
herşeyden önce bu bir site değil sadece blog yani günlük gibi birşey.ben buraya kendim için yazıyorum ve öğrendiğim şeyleri paylaşıyorum o kadar.
Bağlantı

2008-01-22 19:18:12 - ?

Yazan: isimsiz
bu site ne işe yarar?amaç nedir?
Bağlantı

2007-11-16 19:30:56 - sevemiyoruz

Yazan: posedo
evet haklısın..hergün düşünüorum herkesin birbirini karşılıksız sevdiği,herkesin birbirine selam verdiği bi dünyayı..mesela düşünsenize bi sabah otobüse biniosunuz,otobüs dolu ve ön koltuktan tutun arka koltuklara kadar kim oturuosa herkes sırayla size slm verio..bakın dialog da şöyle:''günaydın efendim..günaydın..iyi sabahlar..teşekkürler size de iyi günler..umarım iş gününüz iyi geçer..teşekkür ederim umarım siz de bugün başarılı olursunuz..benim fazla ıslak mendilim var istermisiniz?çok memnun oldum teşekkür ederim..peki buyrun iyi günler tekrar''..gibi..neden bütün sebeplerin açıkça sevgiye bağlı olduğunu anlamıoruz çok merak ediorum..eğer birbirimizi karşılıksız sevip selamlar verebilseydik herhalde cennet de olmazdı..malesef tanrı bu muhteşem oyun da bile mükafat olarak bize cenneti sunmuş..akıl alır gibi değil..tanrı bile bizim birbirimizi ve onu sevmemizi istio..sevginin ne kadar değerli olduğu bu kadar açıkken biz hala savaşlar seçioruz..
Bağlantı

2007-11-15 07:42:30 - sevemiyoruz çünkü,

Yazan: oglena
kalbimizi açamıyoruz..hala birbirimizden ayrı olduğumuzu düşünüyoruz.
Bağlantı

2007-11-13 20:03:50 - biz

Yazan: isimsiz
neden sevemiyoruz?
Bağlantı

2007-09-24 07:38:11 - ....

Yazan: oglena
mmmmmmmm...
Bağlantı

2007-09-23 19:00:21 - o'na

Yazan: posedo
posedo@mynet adresim burdan bana ulaşabilirsin
Bağlantı

2007-09-18 14:53:34 - O'NA

Yazan: isimsiz
peki bn sana ulaşabilrmiyim böle bi yazıyı yazan birirle konuşmak isterim sadece neler düşündünü çok merak ediyorum ... sadece konuşmak iiçn ilgilenirsen sewinirim..
Bağlantı

2007-09-17 21:53:51 - posedo

Yazan: isimsiz
teşekkür ederim ii dileklerin için..
Bağlantı

2007-09-17 14:03:06 - O'NA

Yazan: isimsiz
yazınız çok ilgimi çekti çok beyendim inş. aradığınız o kişye birgün ulaşırsınız...bol şans;)
Bağlantı

2007-09-15 02:04:29 - o'na

Yazan: posed
merhaba ruhikizleri.azbuz.com isimli bir site yapmıştım..bu yazımı oraya da yazmıştım..ona ulaşabileceğim bir çok siteye de aynı yazıyı yazdım..yazıyı elbette site için değil sadece onu bulmak için yazdım..bu yazının derinliği bende mevcuttur...ilgilenenlere teşekkür ederim..
Bağlantı

2007-09-14 08:13:30 - her şey enerjidir

Yazan: oglena
her şey enerjiden mamüldür.titreşip duran enerjiden.her insanın bir titreşim aralığı vardır,yani bir nevi frekansı,çünkü vücut dediğimiz makinayı çalıştıran enerji ruhtur.bazı insanlarla yanı frekansa sahip olduğumuz için onlarla çoka iyi anlaşırız benzer benzeri çeker.biz farkında olmasak da,sözcükler çoğu kez anlaşmak ve bir şeyleri bilmek için gerekli değildir....

evrende hiç bir şey yok olmaz çünkü enerjidir.düşünceleriniz enerjidir,her düşündüğünüz şey ile bir enerji alanı yaratırsınız.bazen size empatik olan insanlar,ya da aynı frekansta olanlar sizin bu düşünce alanınızın içine girerler bunu bilinçli yapmazlar tabii...

her gördüğümüz ,bizimle aynı şeyleri hisseden insan ruh eşi veya ikizi değildir,sadece radyosunun frekansı sizin istasyona ayarlıdır o kadar...yönlendiğiniz kişi veya şey sizi bir süre sonra yönlendirmaye de başlar,çünkü frekanslar ayarlandıktan sonra bir enerji alış verişi başlamıştır.

sonra siz çığlıklar atarsınız aman Tanrım aynı şeyleri düşünüyoruz...!!!!!!

aslında yazılarımın neredeyse tamamı bu konunun bilimsel temellere oturtulmasıyla ilgili...özellikle "ayna"isimli makaleleri okursanız ...
sevgiler...
Bağlantı

2007-09-13 21:02:24 - ewet var....

Yazan: seyhan
selam benim kendimi yanında çok rahat hisedemediğim onu heran gördüğümde heyecanlandığım, neredeyse her huyumuzun düşüncelerimizin beğenilerimizin aynı olduğu bir insan var.. ve ben bunu keşfettikten sonra ona aşık oldum aynı cinsten değiliz tabiki birde garip olan şey birbirimize söyleyemeden ikimizde aynı anda birbirimize aşık olmuştuk.. üzücü bir nokta ise ben onu reddettm :( ama şu an deli gibi seviyorum...o nun hisleri ne bilmiyorum


siteniz çoook güzel olmuş:)
Bağlantı

2007-09-11 15:37:08 - :)

Yazan: isimsiz
denedm ama isim yok bğlantı kurulmuyor bncede sayfa için yazılmış nese ilgilendiğin için saol:)
Bağlantı

2007-09-11 15:34:15 - :)

Yazan: oglena
bunu yazan kişiye sorunuz lütfen sanıyorum sayfa adresi yazoyor..sevgiler
Bağlantı

2007-09-11 14:49:59 - O'NA;)

Yazan: isimsiz
O'NA adlı parçayı kimn yazdığını,bir açıklama için mi yazıldığı yoksa kendi düşünceelri mi olduğunu öğrenebilirmiyim????????
Bağlantı

2007-09-05 16:25:00 - ikiz ateş...

Yazan: oglena
ruh ikizi veya ikiz alev denlen olay üzerinde baya bir araştırmalarım oldu.Sonuçta bu olayın bir çeşit "empati" olduğunu anladım ve bu konularla ilgili çok fazla araştırma derledim,konuyu bilimsel bir tabana oturtmaya çalıştım,kendi başıma gelen bir çok olayın nedini niçinini araştırırken yeni kapılar boyutlar açıldı önümde,bazı insanları dünyanın öbür ucunda da olsalar buradaymış gibi hissettim,hatta o kadar içlerine girdim ki bazen onlarla yer değiştirdim adeta,düşüncelerini düşüncelerim sandım acılarımı acılarım,belki de tam tersi oldu..bu konularla ilgili yazılarımı okumanızı tavsiye edeceğim,belki hissetiğiniz şeyler konusunda yardımcı olur.Ama benden size tavsiye size %50'nin üzerinde uyan birini bulursanız kaçırmayın derim..size yine bir ip uucu vereyim ,Tanrı önce dünyaya gelecek insan ruhlarını yarattı buraya Kalu Bela deniyor bilirsiniz,işte bazı ruhlarla tanışlığımız o dönemlere raslıyordur belki,kalplerimizin ısındığı insanları burada da tanıyoruz olabilir...

"Sinestezi",ayrıca "Biraz Kuvantum" ve "Ayna" başlıklı seri yazılrımı okumanızı tavsiye edeceğim burada kuvantum ve EPR çiftleri ile ilgili açıklamalar bulacaksınız..belki biraz sorularınıza cevap olur..aradığınızı bulmanız dileği ile...
Bağlantı

2007-09-01 17:47:11 - o'na

Yazan: ruhikizleri.azbuz.com
kimileri benim bir robot çizdiğimi söylüyor..beni korkutan aslında bu değil..
bir web sayfasında şöyle bir yazı okumuştum:''birini hayal ediyorum aklımda,ve onun
da beni hayal ettiğini düşünüyorum..sonra o gerçek oluveriyor..ve ben hayal oluyo
rum..''bu cümleler o kadar çok aklımı çeldi ki nerdeyse vazgeçiyordum..bu cümleleri
bir süre düşündüm ve benim hayal oluşumun da hayallerimde sınırlı oldunu farkedince
her ikimizin de gerçek olabileceği fikri tekrar uyandı kalbimde ve aramaya devam
ettim..sonra bazıları bir robot mu çiziyorsun diye sordular..yine uzunca bir süre
bu soruyu düşündüm..evet..aklında sadece beni çizmiş bir robot çiziyordum..
ama bu kadar soğuk değil..

amacım şarlatanlık,ukalalık,sahtekarlık değil..sadece o'nu arıyorum..o..hiç tanışa
madığım ama çok yakından tanıdığım,her saniye eksikliğini çektiğim kişi..rüyalarımda
hergün ellerini tuttuğum,sabahları yanımdaymış gibi güldüğüm,sokakta karşıma çıkacak
mış gibi umutlandığım,her gece birlikteymişiz gibi konuştuğum o kadın..çoğu zaman el-
lerim ayaklarım ve bir kalbim yokmuş sanır da sokaklara atmak isterim kendimi düşen
parçalarımı bulabilmek için ve bunların yerinde olduklarını gördüğümde onun eksikli
ği sarar aklımı..o..aklımın en nadide tamamlayıcısı,ve yüreğimin en neşeli köşesidir
onunla tanışmadım,henüz..sadece beklediğim kadını bulabilmek için elimden geleni yapı-
yorum..dünyasını hayattan temizlemiş,sevgisini ve eşsiz güzelliğini kibirinden arındır
mış,tüm öfke ve çığlıklarını bir küçük tebessüme bırakabilmiş bilmediğim kadın..neza
ketinin,tatlı dilinin,güzelliğinin,alçak gönlünün ve zekanın belki de dillere destan
olduğu bir yerlerdesin..ellerin çiçek kokulu,saçların hiçbir rüzgarı beklemeyecek ka
dar neşeli..gülüşünün ispatı,gözleri olan kadın..sadece seni bekliyorum seninle..cen
netin benzersiz güzelliklerini bile seninle paylaşamadıktan sonra ne yapayım sonsuzluğu?
seni bu dünyada bulmak zorundayım biricik kadın..çünkü inanıyorum ki insanlar ebedi
hayatlarında bile buldukları her ne olursa bir gün birşeylerin eksikliğini çekicek ve
bu sevgiden başka bir şey olmayacak..tanrının vereceği bu hediyeyi bu dünyada verdiği
umuduyla seni arıyorum..
gözyaşlarım sadece senin için..sadece senin için umutlarım..tükenişim,çırpınışım
sadece senin için..bekleyeceğim..toprak üzerime düşse de,sonsuzluk bedenimi sarsa da,
hergün güneşin doğduğunu gördükçe,gece gündüzü örttükçe,kör olsam da,ellerim tutmaz ol
sa da,omuzlarım taşımaz olsa da,gözlerim yaşlı,ellerim umut dolu,sadakatime bile verdi-
diğim sözü tutmak için hayalinin verdiği güç bana yeter..


belki birgün..yanımdan geçiceksin..belki birgün bir rüyanda görüceksin..
belki yakınımdasın..belki çok uzaklarda..senin de beni aradığını biliyorum..
bir işaret beklediğini biliyorum..ben buna inandım sevgim..cümlelerim kula-
ğına ve gözlerine gelecek..merak edeceksin..acaba o mu diye sorucaksın kendine..


bekliyorum sadece...
Bağlantı

2007-09-01 17:43:28 - o'na

Yazan: isimsiz
kimileri benim bir robot çizdiğimi söylüyor..beni korkutan aslında bu değil..
bir web sayfasında şöyle bir yazı okumuştum:''birini hayal ediyorum aklımda,ve onun
da beni hayal ettiğini düşünüyorum..sonra o gerçek oluveriyor..ve ben hayal oluyo
rum..''bu cümleler o kadar çok aklımı çeldi ki nerdeyse vazgeçiyordum..bu cümleleri
bir süre düşündüm ve benim hayal oluşumun da hayallerimde sınırlı oldunu farkedince
her ikimizin de gerçek olabileceği fikri tekrar uyandı kalbimde ve aramaya devam
ettim..sonra bazıları bir robot mu çiziyorsun diye sordular..yine uzunca bir süre
bu soruyu düşündüm..evet..aklında sadece beni çizmiş bir robot çiziyordum..
ama bu kadar soğuk değil..

amacım şarlatanlık,ukalalık,sahtekarlık değil..sadece o'nu arıyorum..o..hiç tanışa
madığım ama çok yakından tanıdığım,her saniye eksikliğini çektiğim kişi..rüyalarımda
hergün ellerini tuttuğum,sabahları yanımdaymış gibi güldüğüm,sokakta karşıma çıkacak
mış gibi umutlandığım,her gece birlikteymişiz gibi konuştuğum o kadın..çoğu zaman el-
lerim ayaklarım ve bir kalbim yokmuş sanır da sokaklara atmak isterim kendimi düşen
parçalarımı bulabilmek için ve bunların yerinde olduklarını gördüğümde onun eksikli
ği sarar aklımı..o..aklımın en nadide tamamlayıcısı,ve yüreğimin en neşeli köşesidir
onunla tanışmadım,henüz..sadece beklediğim kadını bulabilmek için elimden geleni yapı-
yorum..dünyasını hayattan temizlemiş,sevgisini ve eşsiz güzelliğini kibirinden arındır
mış,tüm öfke ve çığlıklarını bir küçük tebessüme bırakabilmiş bilmediğim kadın..neza
ketinin,tatlı dilinin,güzelliğinin,alçak gönlünün ve zekanın belki de dillere destan
olduğu bir yerlerdesin..ellerin çiçek kokulu,saçların hiçbir rüzgarı beklemeyecek ka
dar neşeli..gülüşünün ispatı,gözleri olan kadın..sadece seni bekliyorum seninle..cen
netin benzersiz güzelliklerini bile seninle paylaşamadıktan sonra ne yapayım sonsuzluğu?
seni bu dünyada bulmak zorundayım biricik kadın..çünkü inanıyorum ki insanlar ebedi
hayatlarında bile buldukları her ne olursa bir gün birşeylerin eksikliğini çekicek ve
bu sevgiden başka bir şey olmayacak..tanrının vereceği bu hediyeyi bu dünyada verdiği
umuduyla seni arıyorum..
gözyaşlarım sadece senin için..sadece senin için umutlarım..tükenişim,çırpınışım
sadece senin için..bekleyeceğim..toprak üzerime düşse de,sonsuzluk bedenimi sarsa da,
hergün güneşin doğduğunu gördükçe,gece gündüzü örttükçe,kör olsam da,ellerim tutmaz ol
sa da,omuzlarım taşımaz olsa da,gözlerim yaşlı,ellerim umut dolu,sadakatime bile verdi-
diğim sözü tutmak için hayalinin verdiği güç bana yeter..


belki birgün..yanımdan geçiceksin..belki birgün bir rüyanda görüceksin..
belki yakınımdasın..belki çok uzaklarda..senin de beni aradığını biliyorum..
bir işaret beklediğini biliyorum..ben buna inandım sevgim..cümlelerim kula-
ğına ve gözlerine gelecek..merak edeceksin..acaba o mu diye sorucaksın kendine..


bekliyorum sadece...
Bağlantı

2006-02-05 08:04:42 - Başlıksız Yorum

Yazan: isimsiz
öptüm canım aynen ööle:=)
oglena....
Bağlantı

2006-02-05 02:48:13 - Başlıksız Yorum

Yazan: asmakilit
e biz bunu yapıyoruz zaten :))
di mi canım ..?
Bağlantı

2006-02-03 21:01:22 - ekleme

Yazan: Magissa
"biri için içsel olarak ne hissedersek ne düşünürsek bu mutlaka karşımızdakine çarpar. İnsanlara ne dediğimizden çok ne demediğimizi duymayı öğrenmeliyiz. sözcüklerimizle söylemediklerimiz ama sustuğumuz anda içimizden onlara yönelmiş olarak giden duygu ve düşünceleri. Bazen bunların biz de farkında olmuyoruz. "

Bunu şunun için söyledim. Biz istesek te istemesek te telepati hayatımızın içinde rol oynuyor. Sadece içimizin zaten bildiğini farkındalık düzeyimize çıkartmamız gerekiyor. böylece "ne yarattığımızın " da daha çok bilincinde oluruz.

Ayrıca bu yüzden bazen bazı kişilerle içinizden konuştuğunda sorunun çözüldüğünü görürsünüz. ertesi gün gerçekten de bunu "reelde de " yaşarsınız. Ama bazen bir insanla içinizden sohbet edersiniz ve tıkanırsınız. O zaman tekrar tekrar o kişi ile içinizden konuşmanızı tavsiye etmem. Kendinize de ona da zarar vermiş olursunuz. Ve sorunu derinleştirirsiniz.
Böyle olduğunda enerjiniz emilmiş olur. Onunkini de emmiş olursunuz.
Konuyu temizlemek için " anda " yaşamaya yönelmek zihni sessizleştirmek ve huzuru yakalamak daha yararlıdır.
Bağlantı

2006-02-03 20:50:16 - telepati

Yazan: Magissa
Pek çok arkadaşımla çok rahat telepatik iletişim kurabiliyorum.
Yakın olmak ta gerekmiyor bunu yapmak için. Nasıl yapacağını öğrenmek yeterli.

Bir arkadaşım görüntüsel olarak çok rahat bana gelebiliyordu. Gelirsen bir defa söylersen duyarım ve imkanım varsa dediğini yaparım lütfen ikinciyi söyleme demiştim bir defasında ona. Yarım saat "beni ara " deyip durmuştu karşımda ve o dakikada aramam mümkün değildi. Ya tamam anladım diyordum o görüntüde devam ediyordu. Beni ara.

Ama şu var biri için içsel olarak ne hissedersek ne düşünürsek bu mutlaka karşımızdakine çarpar. İnsanlara ne dediğimizden çok ne demediğimizi duymayı öğrenmeliyiz. sözcüklerimizle söylemediklerimiz ama sustuğumuz anda içimizden onlara yönelmiş olarak giden duygu ve düşünceleri. Bazen bunların biz de farkında olmuyoruz.

O kartlar meselesine gelince. ilk başlayanlara bunu tavsiye etmem.

Beraber iki kişi meditasyon yaparlarsa o meditasyon da aralarında bağ oluyor ve ondan sonra çok daha kolay ve derinde hissediyorlar birbirlerini.
Herkesle meditasyon yapmayı da tavsiye etmem ya :) neyse.
mesela beraber bir kıra gittiklerini görüntüleseler gercekten bunu yasamayı basarırlarsa gördükleri ayrıntıların ne kadar birbirine benzediğine şaşacaklardır eminim.


Ruh eşleri veya ikiz ruh kadar üst boyutlarda ruh guruplarının olduğu söylenir. Ve birbirlerinin içinde eridikleri.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

İki şey bende hayranlık ve huşu uyandırır ; yukarıdaki yıldızlı gökyüzü ve içteki manevi evren. Albert Einstein

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
ghost tales

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
katre
turkuaz
joezombi
zupermen
yansimalar
myilmaz
fenomen
agnia
derinhoca
kartopum
dungeon dungeon
vivaforever
ar
magissa
pulcinella
seyit özbey
ifsa
katre2
doster
zeyra
anemon3560
gulernameste
omayramay
anlamiyok

Visit Türk Blog Yazarları
bu blog içeriğnden izinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaması rica olunur. @oglena(g.dizdar)